Haziran232013
pelinim…

pelinim…

12PM
Ağustos172012
sarışınım benim

sarışınım benim

(Kaynak: fuckyeahaslienver)

Ağustos162012
Ağustos42012

Cemre’ye

uzun zamandır yazmadığım için nası başlıcamı bilemiyorum. ama iyi oldu özlemişim burayı. her neyse uzatmadan konuma geçeyim.

hani birini tanırsınız, her konuşmanızda komik bi durum olmasa da gülümsetir o insan sizi, “iyiki tanımışım” dersiniz. işte benimde öyle tanıdığım sadece birkaç insan var. onlardan biri olan cemre’ye sevgimden yazıyorum bu yazıyı. gerektiği zaman abla olan, gerektiği zaman sempatikliğiyle, sevimliliğiyle gönlümü kazanan biridir. bi ergen hikayesi bizim tanışmamız. ekledi, tanıştık, konuştuk, alıştık… en güzel yanı da hiç küsmedik, hiç sıkılmadık birbirimizden. hem dertleşebildiğim hem de gülebildiğim bi insan olduğu için… bana bugüne kadar çok iyi arkadaş olduğu için onu çok seviyorum.

iyiki varsın, seni seviyorum cemre…

Haziran262012
çok tatlısın

çok tatlısın

Şubat202012

Pinhani - Bana Hediye

yola cıktım dunyayı olcmek ıcın..

benden once kımler kımler olcmus, bıcmıs, herseyı paylasmıs..

benı yoldan gerı cevırmek ıcın.. kapı dıkmıs, sınır cızmıs, bızı bızden ayırmıs..

bana hedıye denızdekı dalga bana hedıye.. bana hedıye onumdekı yol da bana hedıye..

guclu olan hep haklı cıkarmıs.. en ıyısını en once kaparmıs.. ara sıra da yardım edermıs, acımıs..

Ekim202011

onun sosyal paylaşım sitelerinde online olduğu, bir şeyler paylaştığı zamanı kontrol ederek “şu an evdedir, yani başkasıyla değildir” benzeri çıkarımlarda bulunmak ve bunu gün içinde çokça kez yapmaktır aşık olmak / sevmek / unutmamak / hatırlamak, yani ne derseniz deyin

Ekim162011

Bu Soruya Bu Cevap Yakışır

Renkli kişiliği ve düşük not vermesi ile öğrencileri arasında özel bir üne sahip olan felsefe öğretmeni, sınav yapacağı gün öğrencilere, önce kâğıt ve kalemlerini hazırlamalarını söyledi, sonra da sandalyesini kaldırıp masanın üzerine koydu. Sonra: “Sınav sorumu soruyorum” dedi. “Bu sandalyenin var olmadığını kanıtlayınız.” Sıfırcı felsefe öğretmeni, sınav kâğıtlarını okuduktan sonra, bu konudaki ününe gölge düşüreceğini bilmesine rağmen, hayatında ilk kez bir öğrencisine yüz üzerinden yüz vermek zorunda kaldı. Öğrencinin sınav kâğıdında yalnızca şu iki sözcük yer alıyordu: - Hangi sandalyenin?

Ağustos112011

İlknur Vurdem

uzun zaman sonra yazmaya karar verdim.ve bugün bi arkadasım üstünde durucam.aslında kankam ama bu devirde kankalık yanlıs anlasılabiliyor.bu arkadasımı okuldan tanırım ve kısa sürede iyi anlastık.tanısmamız garip aslında.okulda nöbetcilik yaparken benim ona nöbetci diye bagırmam, bizim kankalıgımıza kadar uzadı.ilk basta birbirimize ısınamadıgımız icin tek muhabbetimiz kavak yelleriydi.evet biliyorum cok sacma.bi ara emre aydından, bi ara pinhaniden konusuyoduk derken biz ısındık sayılır birbirimize.kendisi cok iyidir hic bi kötülügünü görmemisim ama tek zıt yönü fenerli olmasıdır.bazen takmıyo beni o da ayrı konu.okuldan tanıstıgımız icin bi sene daha aynı okuldayız ve belki aynı liseye de gidebiliriz.ikimizinde bi ünlü olma istegi var cünkü.babamında dedigi gibi belki kavak yelleri 2 de oynarız.. (ilknur vurdem icin)

← Daha eski girdiler 2 sayfadan 1. sayfa